Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Engin Ardıç’

Kemal Tahir’in unutulmaz “tesbitlerinden” biridir. Demişti ki:

“Osmanlı bozgunu bitmedi, içimizde yaşıyor.”

Buna unutulmaz bir cümle daha ekleyelim. Gelmiş geçmiş en büyük üç beş
romancıdan biri olan William Faulkner’ın lafıdır:

“The past is never dead, it is not even past.”

“Geçmiş asla ölmüş değildir, geçmiş geçmiş bile değildir.” (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Obama, 24 Nisan konuşmasında “Ermeniler’i kurtaran Türkler’e” selam göndermiş…

İlk kez oluyor bu… Soykırımı kabul eden ama laf canbazlığıyla soykırım kelimesini ağzına almayıp bizi “memnun eden” Amerikan başkanı, çok şükür ilk kez onları hatırlıyor… (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yavuz Baydar uyarınca hatırladım… Kemal Tahirin “Yorgun Savaşçı” romanında“Ermeni kırıcı” Diyarbakır Valisi Çerkes Reşit Bey meselesini üstü kapalı geçtiğini, işin gerçeğini dili varmadığı için yazamadığını söylemiştim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

En çok Nobel alamayan Türk yazarı Yaşar Kemal, “aslında İnce Memed’i hiç
sevmediğini”
açıklamış…

Yarattığı kahramanlarla bütünleşen yazar biliriz. Flaubert “Madame
Bovary benim”
demişti (La Bovary, c’est moi!)…

Kahramanının arsenik alıp intihar edişini yazdığı günlerde aynı mide
sancılarını çektiği söylenir.

Kemal Tahir de, son yıllarında giderek yarattığı kahramanlarla kuşatılıyor,
çevresini onlarla sarılı sanıyor, onlarla konuşuyor, özellikle Doktor Münir’in
kimliğine bürünüp karşısındaki gerçek kişiyi onun ağzından eleştiriyordu…
(Yeri cennet olası hocam Tahir Alangu, kendisiyle bir tartışmasında “Kemal,
bana sen cevap vermiyorsun, Münir cevap veriyor”
demişti.) Fakat
kahramanını sevmeyen yazar, edebiyat tarihinde bir ilk olsa gerek. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Orhan Pamuk’un hiçbir romanını yirmi sayfadan fazla okuyamadım… Sürüklemiyor,
gitmiyor… Çevremde hiç kimseden de onu okumayı başardığını duymadım… En çok para verilip alınan ama en çok da okunmayan yazarımız o sanırım…Ben anlayamadım, ama sayfalarında boncuk bulduklarına göre vardır bir hikmeti…

Onun için, başka bir Orhan’ı ,dönüp yeniden Orhan Kemal’i okuyorum… Pırıl pırıl sevgi akıyor Orhan Kemal’in otuz yıldır, kırk yıldır bir köşeye kaldırıp koyduğum
eserlerinden… İçim aydınlanıyor… Onlar benim eski dostlarım… (daha&helliip;)

Read Full Post »

Şapkamı enseme yıktım, kapıdan bela gibi girip tezgahtaki hoşur kızın ümüğüne çöktüm.

‘Bana bir viski Mis Velda,’ dedim, ‘soda istemez.’

Karıdır, ‘gündüz gözüne dellenme herif,’ diye inledi, ‘burası kitapçı… Benim adım Leyla… Ben senin Mayk Hammer romanı istediğini anladım ki ne fayda?’ (daha&helliip;)

Read Full Post »

Kimi okurlar ikide bir dönüp dönüp geçmişe bakmamızı yadırgıyorlar, kimileri de bizi
‘imparatorluk kalıntısı’ olarak konumlayıp şaşıyorlar; Kemal Unakıtan’a çatmak
ya da SSK emekli maaşlarını sorgulamak şöyle duruyor, yani adam ‘çarçur yarı-aydın
gazeteciliği’ yapmıyor, tutmuş Enver Paşa’yla, Adnan Menderes’le uğraşıyor…
Nostaljik ya… (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »