Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Hafiyesi Mayk

Şapkamı enseme yıktım, kapıdan bela gibi girip tezgahtaki hoşur kızın ümüğüne çöktüm.

‘Bana bir viski Mis Velda,’ dedim, ‘soda istemez.’

Karıdır, ‘gündüz gözüne dellenme herif,’ diye inledi, ‘burası kitapçı… Benim adım Leyla… Ben senin Mayk Hammer romanı istediğini anladım ki ne fayda?’ Okumaya Devam »

Küçümseyin Bakalım

Kimi okurlar ikide bir dönüp dönüp geçmişe bakmamızı yadırgıyorlar, kimileri de bizi
‘imparatorluk kalıntısı’ olarak konumlayıp şaşıyorlar; Kemal Unakıtan’a çatmak
ya da SSK emekli maaşlarını sorgulamak şöyle duruyor, yani adam ‘çarçur yarı-aydın
gazeteciliği’ yapmıyor, tutmuş Enver Paşa’yla, Adnan Menderes’le uğraşıyor…
Nostaljik ya… Okumaya Devam »

Portakalın Kabuğu

Bir Oscar töreni, bir Berlin ya da Venedik şenliği olmasa bile bir çeşit “Türk Cannes’ı” olarak tasarlanan Antalya Altın Portakal muhabbeti başladı.

Gelenektir, öncelikle halkın canlı canlı “artiz” görmesi için geçit törenleri düzenlenir. Okumaya Devam »

Roman Okuyalım

Roman okuyalım muhterem abilerim ablalarım, roman iyidir. Göze fer, batna cila,
topuğa derman, zihne küşayiş verir, say ki işkembe çorbası mübarek!

Ben de bugünkü yazımı Kemal Tahir’in “Kurt Kanunu” romanından arakladım. İşimi kolaylaştırdı. Demedim mi faydaları saymakla bitmez… Okumaya Devam »

Savulun, Burjuvazi Geliyor!

Kemal Tahir merhum, Anadolu köylüsünün “azla yetinme” ve “şehirliye boyun eğme” alışkanlığını (o buna “koşulma” derdi), kurulacak bir “yerli sosyalizmin” temeli ve umudu sanırdı…

En büyük yanılgısı da bu oldu. Köylünün tüketim açlığını ve “uygun önder
bulunca bürokrasiye de kafa tutma” eğilimini göremedi. Ya da gördü de, ne de olsa Marksist eğitimden geldiğinden, önem vermedi. Okumaya Devam »

Deniz Gezmiş Modası

Deniz Gezmiş’in eline silah aldığı günlerde, ben de üniversite öğrencisiydim, fakat ben harıl harıl Sabahattin Selek, İdris Küçükömer ve Kemal Tahir okuyordum… Okumaya Devam »

Osmanlı Refleksi

Kemal Tahir merhum, durmuş durmuş, bütün aklıma fikrime yön verecek o müthiş cümleyi patlatmıştı: “Osmanlı bozgunu bitmedi, içimizde sürüyor!”

Evet, işte bu nedenle “bizi bölecekler, bizi yıkacaklar” korkusunu sürdürüyoruz. Daha önce bir kere batmış çıkmış olduğumuz için içimizde hep bir  “batma fobisi” oluştu. Parçalandığımız için “gene parçalayacaklar” endişesi  bizi yiyip bitiriyor. Okumaya Devam »