Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Ziyaretçi Defteri

Kemal Tahir’in üslubu, tekniği, kitapları, sanat anlayışı ve fikirleri hakkında ne düşünüyorsunuz? En çok hangi kitabından etkilendiniz? Hangi kitabından hangi karakteri beğendiniz? Kemal Tahir sizin için ne ifade ediyor?

Üstad hakkında düşüncelerinizi bu sayfada belirtebilirsiniz.

Reklamlar

Hem Kemal Ehli Hem Tahir Bir Adam

AYŞE Şasa sanırım yazmıştı da, ‘Kemal Tahir’de dervişsi bir eda vardı’ diye. Birkaç kez, söyleşirken de söz etti. Kemal Tahir’in, -henüz Türkoloji öğrencisiyken- bütün romanları/öyküleri ve notlarını okurken de böylesi bir şey zihnimin altında gezindi durdu. Kemal ehli olduğu kesin. Tutukevinde çile çekerek, yazının, fikrin namusunu omuzlayıp taşıyarak, bugünlerde, ruhuna aykırı bir yerde duran ‘ulusalcı’ların dillerine pelesenk ettiği ‘bu topraklar’ın edebiyatını hakiki biçimde yaparak olgunlaşmış bir adam. Tahir aynı zamanda. Temiz kalmayı başarmış, kalbini ve kafasını satmayarak, başka bir şeye/yere/kişiye bırakmayarak taşıyabilmiş bir aydın. Okumaya Devam »

Türk romanının yüz akı kalemlerinden Kemal Tahir’in 36. ölüm yılıydı 21 Nisan.
Türkiye’nin aydınlık geleceğine olan inancıyla birçok kişiye öncü olan Kemal Tahir bugün de yeterince anlaşılmamış bir romancı.
Adı etrafında yıllardır kopartılan fırtına bir kıskançlığı eseri miydi, yoksa soru sorma yetisinden mahrum çeyrek aydınların foyasını meydana çıkardığı için miydi?
Onun en çok tartışılan iki romanından biri Devlet Ana, diğeri de Yorgun Savaşcı’ydı.
Yorgun Savaşcı’nın başına gelenleri biliyorsunuz.
Burada yeniden uzun uzun anlatmaya gerek yok.
Halit Refiğ’in TRT için çektiği Yorgun Savaşçı dizisinin cuntacılarla işbirliği yaparak yasaklanması ve yakılması için fetva veren yazarlardan kimileri bugün hâlâ aramızda.
Ki onlar bugün hiç sıkılmadan basın özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden dem vuruyor yazılarında.
Yazık.
Romanlarında, eşkıyalık konusuna özel önem veren Kemal Tahir bugün yaşaydı, bir çeşit organize eşkıyalık olan Ergenekon hakkında neler yazardı acaba?
Şimdi size 1979 yılında kendi imkânlarımla yayımladığım Kemal Tahir Kaynakçası adlı derlememden onun hakkındaki bazı değerlendirmeleri aktarıyorum:

Kemal Tahir, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar yakın tarihimizin muhasebesini romanlaştırmış, kimsenin gözyaşına bakmamış, doğruları bir bir anlatıp yanlışları ve sahteleri kulaklarından tutup teşhir direğine çıkarmıştır. (Ahmet Güner /10 Mayıs 1973 Sabah.)
……….
Kemal Tahir, kendi tarih felsefesinin özünü yansıtan özgür, demokratik hoş görülü doğulu bir devlet düşüncesini Devlet Ana ile anıtlaştırmak istemişti. (Ali Gevgilili/ 25 Nisan 1973 Milliyet.)
……….
Kemal Tahir Türk edebiyatında yaptığı yeniliği mükemmelliğe ulaştıran ender yazarlardan biri olarak her zaman anılacaktır. (Doğan Hızlan /23 Nisan 1973 Yeni Ortam.)
……….
İnsanı araştıran bir ustaydı Kemal Tahir. Bizim insanımızın temelde ne olduğunu, sonra nasıl bozularak değiştiğini araştıran bir ustaydı. (Engin Ardıç /3 Mayıs 1973 Yeni Ortam.)
……….
Bin yıllık Türk düşüncesinin en özgün, en bilimsel, en gerçekçi, en namuslu düşünürü Kemal Tahir’dir. (Metin Erksan / 20 Nisan 1976 Politika.)
……….
Kendi uydurduğu, kendi yarattığı gerçekle ilgisiz bir takım kişiler, olaylar, bunlara dayanarak kurduğu temelsiz düşünce savları zamanın acımasız rüzgârıyla çöküp gidecektir. (Oktay Akbal /27 Nisan 1973 Cumhuriyet.)
……….
Gericiliğin batağına düşmüş son Osmanlı Kemal Tahir. (Ünsal Akpak / Sayı:19.)

“Sol Kültür”le Hesaplaşmak

Geçenlerde internette gezinirken sol.org sitesinin kültür sayfasında Kemal Tahir ve Attila İlhan hakkında bir yazıya rast geldim. Sosyalist solun bu iki çizgi dışı, özgün
ismi tek bir yazıda ele alınmış: Kemal Tahir ve Attila İlhan’la Hesaplaşmak! Yazının
başlığı bu… Daha başlıkta yazar niyetinin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek
olduğunu ortaya koymuş. Biraz daha taradığımda gene aynı sitede “Tarihin
Romancıdan Çektiği” başlıklı bir başka yazıda Kemal Tahir’in Kurt Kanunu kitabı
üzerinden romancılığının eleştirisini okudum. Okumaya Devam »

Geçtiğimiz Perşembe (21 Nisan) büyük Türk romancısı ve düşünür Kemal Tahir’in otuz sekizinci ölüm yıldönümüydü. Ölümünün ardından karısı Semiha hanım ve sevenleri tarafından başlatılan ve geleneksel hale gelen anma toplantılarının da otuz
yedincisi 23 Nisan Cumartesi günü, Şaşkınbakkal Alan sokaktaki evinde Kemal
Tahir Vakfı’nca düzenlendi. Okumaya Devam »

Osmanlı Bozgunu Bitti

Kemal Tahir’in unutulmaz “tesbitlerinden” biridir. Demişti ki:

“Osmanlı bozgunu bitmedi, içimizde yaşıyor.”

Buna unutulmaz bir cümle daha ekleyelim. Gelmiş geçmiş en büyük üç beş
romancıdan biri olan William Faulkner’ın lafıdır:

“The past is never dead, it is not even past.”

“Geçmiş asla ölmüş değildir, geçmiş geçmiş bile değildir.” Okumaya Devam »

Deli Mustafa

Obama, 24 Nisan konuşmasında “Ermeniler’i kurtaran Türkler’e” selam göndermiş…

İlk kez oluyor bu… Soykırımı kabul eden ama laf canbazlığıyla soykırım kelimesini ağzına almayıp bizi “memnun eden” Amerikan başkanı, çok şükür ilk kez onları hatırlıyor… Okumaya Devam »