Feeds:
Yazılar
Yorumlar

“Sol Kültür”le Hesaplaşmak

Geçenlerde internette gezinirken sol.org sitesinin kültür sayfasında Kemal Tahir ve Attila İlhan hakkında bir yazıya rast geldim. Sosyalist solun bu iki çizgi dışı, özgün
ismi tek bir yazıda ele alınmış: Kemal Tahir ve Attila İlhan’la Hesaplaşmak! Yazının
başlığı bu… Daha başlıkta yazar niyetinin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek
olduğunu ortaya koymuş. Biraz daha taradığımda gene aynı sitede “Tarihin
Romancıdan Çektiği” başlıklı bir başka yazıda Kemal Tahir’in Kurt Kanunu kitabı
üzerinden romancılığının eleştirisini okudum. Okumaya Devam »

Geçtiğimiz Perşembe (21 Nisan) büyük Türk romancısı ve düşünür Kemal Tahir’in otuz sekizinci ölüm yıldönümüydü. Ölümünün ardından karısı Semiha hanım ve sevenleri tarafından başlatılan ve geleneksel hale gelen anma toplantılarının da otuz
yedincisi 23 Nisan Cumartesi günü, Şaşkınbakkal Alan sokaktaki evinde Kemal
Tahir Vakfı’nca düzenlendi. Okumaya Devam »

Osmanlı Bozgunu Bitti

Kemal Tahir’in unutulmaz “tesbitlerinden” biridir. Demişti ki:

“Osmanlı bozgunu bitmedi, içimizde yaşıyor.”

Buna unutulmaz bir cümle daha ekleyelim. Gelmiş geçmiş en büyük üç beş
romancıdan biri olan William Faulkner’ın lafıdır:

“The past is never dead, it is not even past.”

“Geçmiş asla ölmüş değildir, geçmiş geçmiş bile değildir.” Okumaya Devam »

Deli Mustafa

Obama, 24 Nisan konuşmasında “Ermeniler’i kurtaran Türkler’e” selam göndermiş…

İlk kez oluyor bu… Soykırımı kabul eden ama laf canbazlığıyla soykırım kelimesini ağzına almayıp bizi “memnun eden” Amerikan başkanı, çok şükür ilk kez onları hatırlıyor… Okumaya Devam »

Ustaya Haksızlık Ettik

Yavuz Baydar uyarınca hatırladım… Kemal Tahirin “Yorgun Savaşçı” romanında“Ermeni kırıcı” Diyarbakır Valisi Çerkes Reşit Bey meselesini üstü kapalı geçtiğini, işin gerçeğini dili varmadığı için yazamadığını söylemiştim. Okumaya Devam »

Sevmezsin Tabii

En çok Nobel alamayan Türk yazarı Yaşar Kemal, “aslında İnce Memed’i hiç
sevmediğini”
açıklamış…

Yarattığı kahramanlarla bütünleşen yazar biliriz. Flaubert “Madame
Bovary benim”
demişti (La Bovary, c’est moi!)…

Kahramanının arsenik alıp intihar edişini yazdığı günlerde aynı mide
sancılarını çektiği söylenir.

Kemal Tahir de, son yıllarında giderek yarattığı kahramanlarla kuşatılıyor,
çevresini onlarla sarılı sanıyor, onlarla konuşuyor, özellikle Doktor Münir’in
kimliğine bürünüp karşısındaki gerçek kişiyi onun ağzından eleştiriyordu…
(Yeri cennet olası hocam Tahir Alangu, kendisiyle bir tartışmasında “Kemal,
bana sen cevap vermiyorsun, Münir cevap veriyor”
demişti.) Fakat
kahramanını sevmeyen yazar, edebiyat tarihinde bir ilk olsa gerek. Okumaya Devam »

Orhan Kemal Okuyun

Orhan Pamuk’un hiçbir romanını yirmi sayfadan fazla okuyamadım… Sürüklemiyor,
gitmiyor… Çevremde hiç kimseden de onu okumayı başardığını duymadım… En çok para verilip alınan ama en çok da okunmayan yazarımız o sanırım…Ben anlayamadım, ama sayfalarında boncuk bulduklarına göre vardır bir hikmeti…

Onun için, başka bir Orhan’ı ,dönüp yeniden Orhan Kemal’i okuyorum… Pırıl pırıl sevgi akıyor Orhan Kemal’in otuz yıldır, kırk yıldır bir köşeye kaldırıp koyduğum
eserlerinden… İçim aydınlanıyor… Onlar benim eski dostlarım… Okumaya Devam »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.